102

Nazım Yavuz: Isınmak için harcanan enerji çatılardan uçup gidiyor!

Çatı Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin (ÇATIDER) yaptığı araştırmaya göre; geçtiğimiz 10 yılda yalıtımsız ve hatalı çatıların ülke ekonomisine verdiği zarar 23 milyar TL’nin üzerinde....
Büyük bölümünde ağır kış şartlarının yaşandığı Türkiye’de çatılarda gerekli izolasyon yapılması için ısınmak için yakılan enerjinin uçup gittiği bildirildi. Çatı Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin (ÇATIDER) yaptığı araştırmaya göre; geçtiğimiz 10 yılda yalıtımsız ve hatalı çatıların ülke ekonomisine verdiği zarar 23 milyar TL’nin üzerinde. Sadece 2012 yılında yaklaşık 4 milyar TL sorunlu çatılar yüzünden havaya gitti. Çatılarla ilgili bu israfın başlıca nedenleri ise konut ve işyeri çatılarındaki yalıtım eksikliği, mevcut yalıtımların korunamamış olması, çatı kaplama sistemlerindeki eksik ve yanlış uygulamalar olarak öne çıkıyor.

Türkiye’deki binaların çatılarının mevcut durumuna bakıldığında 23 milyar TL rakamına şaşırmamak gerektiğini belirten ÇATIDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazım Yavuz, “Söz konusu israfın en büyük nedenlerinden biri yalıtımsız çatılar. Binalar en çok çatılardan enerji kaybediyor. Yalıtımı olmayan çatılar, binaların kat adetlerine bağlı olarak ortalama yüzde 20 ila yüzde 30 aralığında bazen de daha fazla enerji israfına neden oluyor. Bu da kış aylarında yakıt faturalarının ve yaz aylarında soğutma amacıyla harcanılan elektrik enerjisinden kaynaklanan elektrik faturalarının gereksiz yere artması anlamına geliyor. Bugün ülkemizdeki 9 milyon binanın 8 milyonunda çatı yalıtımı yok ve bu yalıtımsızlığın bedeli bizlere maalesef israf olarak geri dönüyor.”

Çatıların doğru detay ve doğru malzeme ile sistemine uygun projelendirilmesi ve uzman kişiler tarafından yaptırılması gerektiğine dikkat çeken Yavuz, şunları söyledi: “Doğru malzeme ve işçilik olmadan sorunsuz ve dolayısıyla masrafsız bir çatı hayal etmek mümkün değil. Uygun fiyatlı olduğu düşüncesiyle çatılarda merpenaltı ürünlerle yapılan uygulamaların yarardan çok zarara neden olduğunu unutmamak gerekiyor. Merpenaltı ürünlerden kaçınıp, sertifikalı, CE Belgeli ürünler tercih edilmeli ve tabi bu ürünleri işinin ehli, sertifikalı bir ustaya teslim etmeli. Böylece paranız çöpe gitmez ve çatınızın ömrü binanızın ömrü kadar uzun olur.”
Çatılardaki israfın bir Diğer nedeninin de çatı bakımlarının ihmal edilmesi olduğunu söyleyen ÇATIDER Başkanı Yavuz, “Çatıları yılda bir kere kontrol ettirmekte fayda var. Böylece çatılarda oluşabilecek olası su hasarları ve Diğer fiziksel tahribatlar önceden tespit edilerek gerekli önlemler alınır ve bu hasarların neden olabileceği daha büyük sorunlar önlenmiş olur.” dedi.
Devamı “A Clean, Modern Look in Your Kitchen”

Kaynak http://emlakkulisi.com/ Yorumlar
49

Emrullah Eruslu: Isı yalıtımı yapılarak fatura düşürebilir!

Dondurucu soğukların etkisini hissettirmesi, akıllara doğal gaz faturalarını ve ısınma masraflarını getirdi. Isı Yalıtım Sanayicileri Derneği Başkanı Emrullah Eruslu, "Vatandaş ısı yalıtımı yaparak faturayı düşürebilir" dedi.

Isı Yalıtım Sanayicileri Derneği Başkanı Emrullah Eruslu, başta doğal gaz olmak üzere ısınma için yapılan harcamaların kısılmasının en kolay yolunun, standartlara uygun malzeme seçimi ile yapılmış doğru ısı yalıtımı uygulamaları olduğunu ifade etti. Geçtiğimiz Eylül ayında Türkiye genelinde 18 ilde 1560 denekle yüz yüze görüşme yöntemiyle bir anket çalışması yaptıklarını hatırlatan Eruslu, “Bu anket sonucunda gördük ki, vatandaş doğal gaz faturasını azaltmanın en etkili yolunu ‘kullanılmayan odadaki kaloriferlerin kapatılması’ ve ‘kaloriferi kısma’ olarak görüyor. Kısaca vatandaşın yüzde 61 gibi ciddi bir oranda tasarruf yöntemiyle ilgili yanılgısı var. Anket çalışmamızda çoklu seçim yapılabildiğinden ikinci seçenek ise yüzde 48 oranında kaloriferin kısılması olarak seçilmiş. Maalesef kaloriferi kısarak sadece üşürüz, tasarruf etmiş olamayız. Isı yalıtımı ve Mantolama ise yüzde 41 ile ancak üçüncü sırada kendine yer bulabildi” dedi. Bir konutta enerji harcamalarının yaklaşık yüzde 85’inin ısıtma ve soğutmaya harcandığını belirten Eruslu, ısı yalıtımı yapılmak suretiyle alınacak tedbirlerin, doğalgaz ve elektrik faturalarını düşürecek en etkin yöntem olduğunu, ancak bu gerçeğin kamuoyunda yanlış bilindiğini kaydetti.

Devamı “Isınmak için harcanan enerji çatılardan uçup gidiyor!”

Kaynak http://emlakkulisi.com/ Yorumlar
50

Ses yalıtımı ile binalarda gürültü tarih oluyor!

Apartman ve sitelerde zaman zaman mahkemelere dahi taşınan tartışmalara neden olan "komşu gürültüsü",yeni konut projelerinde tavan, taban, cam ve duvarlarda, Ses ve Akustik Yalıtımına özel önem verilmesiyle birlikte son buluyor.
Apartman ve sitelerde zaman zaman mahkemelere dahi taşınan tartışmalara neden olan "komşu gürültüsü",yeni konut projelerinde tavan, taban, cam ve duvarlarda, Ses ve Akustik Yalıtımına özel önem verilmesiyle birlikte son buluyor. İnşaat sektöründeki yoğun rekabet, rakiplerinin önüne geçmeye çalışan firmaları yeni arayışlara yöneltiyor. Özellikle kule konut projelerinde müşterilerine "sıfır sorun" vaadinde bulunan Firmalar, komşular arasında bazen hayatı çekilmez hale getiren gürültü sorununu yok eden çözümler üretiyorlar.

Devamı “Isı yalıtımı yapılarak fatura düşürebilir!”

Kaynak http://emlakkulisi.com/ Yorumlar
66

Emrullah Eruslu: Kentsel yaşamın en önemli sorunu ses kirliliği ve gürültü!

Türkiye'de her dört kişiden birinin evinde gürültüden rahatsız olduğunu belirten Eryap CEO’su ve XPS-Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Başkanı Emrullah Eruslu; "Türkiye’de yalıtım denince akla ısı veya Su Yalıtımı geliyor...

“Türkiye’de Yalıtım” konulu yaptırdıkları araştırmanın sonuçlarını geçtiğimiz günlerde açıklayan Eryap CEO’su ve XPS-Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Başkanı Emrullah Eruslu; “Günümüzde gerek evlerde, gerekse iş yerlerinde yavaş yavaş önemsenmeye başlanan Ses ve Akustik Yalıtımı kentsel dönüşüm sürecinde kaçınılmaz bir ihtiyaç haline geldi. Artık kimse ev dışından gelen gürültüleri duymak istemiyor. Bu nedenle ses yalıtım sistemleri de artık en az ısı yalıtım sistemleri kadar önem kazanmaya başladı” bilgisini paylaştı.

Ses ve Akustik Yalıtımıyla ilgili yaptırdıkları araştırma sonuçlarına değinen Eruslu, “Araştırmaya katılanların üçte birinden fazlası evinde ses kirliliği/gürültü problemi yaşarken yaklaşık her dört kişiden birinin (% 23,29) evde yaşadığı en önemli yalıtım sorunu olarak “dışardaki sesin ev içine girmesi” olduğu görülüyor. Aynı araştırmada yalıtım türleri içinde önem sıralamasında “Ses ve Akustik Yalıtımı” yüzde 22 ile ikinci sırada yer almıştır“ dedi.

Eruslu araştırma sonuçlarına şu şekilde devam etti: “Evinde ses kirliliği/gürültü problemi yaşayanların verdiği çoklu cevaplara göre; yüzde 62’si gürültünün kaynağını sokaktan gelen araba, uçak, satıcı ve benzeri sesler olarak belirtirken; yüzde 24’ü komşusunun dairesinden gelen konuşma seslerinden, yüzde 23’ü komşusunun dairesinden gelen su, kapı açma-kapama seslerinden, yüzde 13,6’sı binanın içinden gelen asansör, elektrik düğmesi, dış kapı açma- kapama seslerinden ve yüzde 12’si ise kendi dairesi içerisinde Diğer odalardan gelen seslerden rahatsız. Sonuçlar gösteriyor ki; katılımcıların yarısından fazlası aslında bina içinden kaynaklı ses kirliliği/gürültü probleminden şikayetçi”

Devamı “Framing and Insulating Walls In Warehouse and Corporate Buildings”

Kaynak http://emlakkulisi.com/ Yorumlar
2

Su yalıtımı olmayan binalar depreme karşı dayanıksız!

Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) Başkanı Ferdi Erdoğan, topraklarının yüzde 92 ’si deprem kuşağında olan Türkiye için Su Yalıtımının önemine dikkat çekti...
15 Ağustos 2013- İstanbul, Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) Başkanı Ferdi Erdoğan, Türkiye açısından büyük önem taşıyan depremlerin yol açtığı yıkımların en önemli nedenlerinden birinin “Korozyon” olduğunu belirtti ve korozyonun önüne geçilmesi için binalarda Su Yalıtımı yaptırmanın önemine dikkat çekti. 17 Ağustos depreminin yıldönümü sebebiyle yaptığı açıklamada Erdoğan şunları söyledi: “Herhangi bir yoldan binaya sızan su ya donarak ya da kimyasal tepkimeye girerek paslanmaya, yani korozyona neden oluyor. Korozyon sonucunda da binanın taşıyıcı sistemi zayıflıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 1999 depreminin ardından yaptığı araştırma, yıkımların en önemli nedeninin korozyon olduğunu gösterdi. Depremin ardından incelenen ve yüzde 79’u hasarlı bulunan 55 bin 651 konut ve işyerinin yüzde 64’ünde korozyon tespit edildi”.

Su Yalıtımına sahip olmayan bir binanın, yapımından sonraki 10 yıl içinde taşıma kapasitesinin yarısından fazlasını kaybettiğini vurgulayan Erdoğan, Türkiye genelindeki 19 milyon konuttan 6,5 milyonunun deprem açısından riskli bina statüsünde olduğunu söyledi. Ferdi Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “ Ülkemizin yüz ölçümü olarak yüzde 92'si, nüfus yoğunluğu olarak yüzde 95'i deprem kuşağında yer alıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın verilerine göre son 58 yıl içinde meydana gelen depremler; 58.202 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine, 122.96 vatandaşımızın yaralanmasına ve yaklaşık 411.465 binanın yıkılmasına veya ağır hasar görmesine neden oldu. Şiddetli depremler üretme potansiyeline sahip fay hatları üzerinde bulunan ülkemizde yapılan istatiksel analizler her 8 ayda bir hasar yapıcı deprem meydana geldiğini göstermektedir. Tüm bu rakamlar son derece çarpıcı. Ancak maalesef hayati öneme sahip olan Su Yalıtımı binalarda zorunlu hale gelmesine rağmen, konuyla ilgili mevzuat henüz hazırlanmadı. Mevzuatın en kısa zamanda hazırlanması, bina güvenliği açısından kritik önem taşıyor”.

“Yapıları her yönden gelebilecek suya ve neme karşı koruyarak uzun ömürlü ve dayanıklı olmalarını sağlamak için Su Yalıtımı olmazsa olmaz bir koşuldur,” diyen Erdoğan, hem yapı hem de yalıtım malzemelerinde kalitenin önemine de dikkat çekti. Erdoğan, “Kalitesiz ve standartlar uymayan malzemeler kullanılarak yapılan Su Yalıtımı uygulamaları ne yazık ki kısa sürede işlevini yitiriyor ve sonuç vermiyor. Dahası, işin uzmanları tarafından yapılmayan uygulamalar da sıkıntı yaratıyor. Dolayısıyla hem kaliteli malzeme hem de uzman uygulama şart,” dedi. Erdoğan ayrıca, İZODER olarak Su Yalıtımı malzemelerinde kalite sertifikasyonu sistemi oluşturmak için hazırlıklarının sürdüğünü belirtti.

Devamı “Forget Backyard, Build a Swimming Pool Instead”

Kaynak http://emlakkulisi.com/ Yorumlar
62

Su yalıtımı olmayan bina depreme direnemiyor!

'Depreme karşı bina taşıyıcı sisteminin en önemli koruyucu kalkanı olan Su Yalıtımı, bina taşıyıcı donatısını paslanmaktan koruyor. Depreme dayanıklı binalarda yaşamak için binaların Su Yalıtımı mutlaka yapılmalı.'

Eryap A.Ş. CEO'su ve XP5 Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Başkanı Emrullah Eruslu, 17 Ağustos deprem haftasına özel yaptığı açıklamada, "17 Ağustos 1999 Marmara depreminden sonra yapılan incelemelerde yıkılan binaların yüzde 64'ünde Su Yalıtımı olmadığı görüldü. Depreme karşı bina taşıyıcı sisteminin en önemli koruyucu kalkanı olan Su Yalıtımı, bina taşıyıcı donatısını korozyondarı yani paslanmaktan koruyor. Depreme dayanıklı binalarda yaşamak için binaların Su Yalıtımı mutlaka yapılmalı. Aksi takdirde bina 10 yılda taşıma kapasitesinin yarısını kaybediyor" dedi.

Nüfusunun yüzde 95'i deprem tehdidi altında yaşayan Türkiye'de, 19 milyonu aşan yapı stoğunun yüzde 67'sinin ruhsatsız ve kaçak binalardan, yüzde 60'ının da 20 yaş üzeri konutlardan oluştuğunu belirten Eruslu, "Yapı Denetim Yasasındaki değişiklikler ve kentsel dönüşümle yapılan çalışmalar olumlu ancak yetersiz denetim nedeniyle sonuçlar beklenen seviyede gerçekleşmiyor. 17 Ağustos Marmara Depremi ve 2011 Van depremindeki acı sonuçları tekrar tekrar yaşamamak için tüketicilerin de bilinçli olması ve binalarının deprem güvenliğini sorgulaması gerekiyor" dedi.

Yalıtım eksikliğinin, yapılarda korozyonun oluşmasındaki en önemli etken olduğunu belirten Eruslu, şu uyarıda bulundu: "Yapılar; yağmur ve kar gibi yağışlar, toprak tarafından emilen yağış, kullanma suları, yeraltı suları ve banyo, tuvalet gibi ıslak hacimlerde su kullanımı nedeniyle suya maruz kalıyor. Yapıya sızan su, yapıların taşıyıcı donatıları korozyona yani paslanmaya uğratarak kısa sürede yük taşıma kapasitesinin ciddi miktarlarda düşmesine, beton bütünlüğünün bozularak çatlak ve kırılmaların oluşmasına yol açıyor. Örneğin 10 yıl sonra bir yapıdaki donatı başlangıçtaki taşıma kapasitesinin, belli koşullarda yaklaşık olarak yüzde Emrullah Eruslu 66'sını korozyon nedeniyle kaybediyor ve donatının başlangıçtaki hesap değerlerini karşılayamamasına neden oluyor. Su Yalıtımı olmayan binaların taşıyıcı sistem içindeki donatı demir yıllar içinde korozyon, yani paslanma nedeniyle çürüyerek kesit daralması oluşuyor. Yani binanız içten içe çürümeye başlıyor. Bu da olası bir depreme karşı binanın dayanıklılığını düşürüyor. Bu tespit İstanbul'da 1999 depreminin ardından Büyükşehir Belediyesinin yaptığı araştırmayla da raporlandı. Yıkılan binalarda gerçekleştirilen denetimlerde binaların yaklaşık yüzde 70'inde korozyon nedeniyle taşıyıcı donatıda aşırı kesit kaybı tespit edilmiştir."

Su Yalıtımının inşaat aşamasındaki maliyetinin, toplam bina maliyetinin yalnızca yüzde 3'ü kadar olduğunu açıklayan Eruslu, yapı güvenliği söz konusu olduğu için bunun fazladan bir maliyet olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

Eruslu. "Isı ve yangın yalıtımından sonra Su Yalıtımının da acilen zorunlu hale gelmesi gerekiyor, aksi takdirde bir deprem ülkesi olan Türkiye'de can ve mal kayıpları kaçınılmaz olacak. Ayrıca kentsel dönüşüm sürecinin de bu açıdan önemli bir fırsat olacağına inanıyoruz" dedi.

Devamı “Adding Room in Town House: The Only Way to Go is Down”

Kaynak http://emlakkulisi.com/ Yorumlar
16

Isınma bedeli nasıl düşürülür?

Isı Yalıtım Sanayicileri Derneği Başkanı Emrullah Eruslu, “Vatandaş halen kalorifer radyatörlerini kapatarak tasarruf yapabileceğini düşünüyor, ancak maalesef yanılıyor” şeklinde konuştu.

DOĞALGAZ FATURASINI DÜŞÜRMENİN YÖNTEMİNİ YANLIŞ BİLİYORUZ

Isı Yalıtım Sanayicileri Derneği Başkanı Emrullah Eruslu, başta doğal gaz olmak üzere ısınma için yapılan harcamaların kısılmasının en kolay yolunun, standartlara uygun malzeme seçimi ile yapılmış doğru ısı yalıtımı uygulamaları olduğunu ifade etti. Geçtiğimiz Eylül ayında Türkiye genelinde 18 ilde 1560 denekle yüz yüze görüşme yöntemiyle bir anket çalışması yaptıklarını hatırlatan Eruslu, “Bu anket sonucunda gördük ki, vatandaş doğal gaz faturasını azaltmanın en etkili yolunu ‘kullanılmayan odadaki kaloriferlerin kapatılması’ ve ‘kaloriferi kısma’ olarak görüyor. Kısaca vatandaşın yüzde 61 gibi ciddi bir oranda tasarruf yöntemiyle ilgili yanılgısı var. Anket çalışmamızda çoklu seçim yapılabildiğinden ikinci seçenek ise yüzde 48 oranında kaloriferin kısılması olarak seçilmiş. Maalesef kaloriferi kısarak sadece üşürüz, tasarruf etmiş olamayız. Isı yalıtımı ve Mantolama ise yüzde 41 ile ancak üçüncü sırada kendine yer bulabildi” dedi. Bir konutta enerji harcamalarının yaklaşık yüzde 85’inin ısıtma ve soğutmaya harcandığını belirten Eruslu, ısı yalıtımı yapılmak suretiyle alınacak tedbirlerin, doğalgaz ve elektrik faturalarını düşürecek en etkin yöntem olduğunu, ancak bu gerçeğin kamuoyunda yanlış bilindiğini kaydetti.

“DOĞRU MALZEME VE DOĞRU UYGULAMA ÖNEMLİ”

Yaşadığımız konutlarda sarf edilen enerjinin yüzde 85’inin ısıtma ve soğutmaya kullanıldığına dikkat çeken Isı Yalıtım Sanayicileri Derneği Başkanı Emrullah Eruslu, “Özellikle konutlarda isabetli yapılmış bir ısı yalıtımı uygulaması, bu yüzde 85’lik sarfiyatta ciddi tasarrufa yol açacaktır. Çünkü elektrikli ev aletleri ve aydınlatma için toplam enerji sarfiyatımızın % 15’ini kullanıyoruz. Yapılan araştırmalar da doğru malzeme ile doğru uygulanmış ısı yalıtımının yüzde 50’den fazla enerji tasarrufu sağladığını ortaya koyuyor. ‘Doğru malzeme’ ve ‘doğru uygulama’ konusunun altını ısrarla çiziyorum, zira bu noktada da vatandaş olarak yanlış bilgilerimiz var.

Türkiye’nin enerji ithal eden, enerji alanında yüzde 75 oranında dışa bağımlı bir ülke olduğunu hatırlatan Eruslu, “Dolayısıyla vatandaşın yalıtım konusunda bilincinin artırılması hem hane halkı ekonomisini hem de ülke ekonomisini olumlu yönde etkileyeceği çok net. Halkın ısı yalıtımı hakkında bilinçlendirilmesi konusunda deyim yerindeyse tam bir seferberliğe ihtiyaç var. Bu noktada bizim gibi sivil toplum kuruluşlarının yanında basına ve kamu otoritesine de büyük iş düşüyor” ifadelerini kullandı.

Devamı “Designing Facade for Modern New Age House”

Kaynak http://emlakkulisi.com/ Yorumlar
38

Murat Özcan: Yangın yalıtımı binalarda riski azaltır!

Canpa Yönetim Kurulu Üyesi Murat Özcan, yangın çıkma olasılığının her zaman var olduğunu belirterek, yangında doğru yalıtımın hayat kurtardığına dikkat çekti.
Gelişmiş ülkelerde yangın yalıtımı, standartların belirlenerek uygun çalışmaların yapılması ile yangında kayıp oranları aşağılara çekilmiş durumda. Yangın haftası dolayısı ile yangın yalıtımının önemine dikkati çeken Canpa Yönetim Kurulu Üyesi Murat Özcan, yangın çıkma olasılığının her zaman var olduğunu ancak bu konudaki bilincin artması ile riskin azaltılabileceğini ifade etti. Özcan, “Yangında yangın söndürme sistemleri ve yangın dedektörleri gibi uyarı sistemleri benzeri tedbirler alınıyor. Bundan önce yangını önlemek ve yayılmasını engellemek için yangın yalıtımı üzerinde durulmalı, can ve mal güvenliğini sağlayıcı yapısal önlemler alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

"DAHA TASARIM AŞAMASINDA YANGIN YALITIMI PLANLANMALIDIR"

Risk değerlendirmesi yapılarak yapının duvar, tavan ve döşeme gibi bölümlerinin yangına dayanıklılık süresinin belirlendiğini bildiren Özcan şunları kaydetti:“Daha tasarım aşamasında yangın yalıtımı planlanmalıdır. Yanmazlık sınıfı akredite laboratuvarlarının yapacağı testler sonucunda A1, A2, B1, B2, B3 ve C olarak tespit edilebilir. A1 ve A2 yanmazlık sınıfları taş yünü, mineral yünler ve cam yünleri için geçerli olan sınıflardır. B sınıfları ise poliüretan plakalar için uygun sınıftır. A sınıfı alev almaz olarak değerlendirilir ve ateş kaynağı uzaklaştırılmasa dahi alevi üzerinde yürütmez. B2 sınıfı malzeme ateşe dayanıklı olarak değerlendirilir, ateş kaynağı uzaklaştırıldığında malzeme kendiliğinden söner. Burada sınıfların doğru olarak belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.”

Yangın yalıtımında kullanılan malzemelere ve birçok ürüne yönelik standartların kafa karıştırdığını söyleyen Özcan, “Ürünlerin yangın sınıflarının açıklamaları yetersiz. Bu da yanlış anlamalara ve karışıklığa yol açıyor. Bir yangın geciktirici ürünler, bir de yangını önleyen, yayılmasını engelleyen ürünler var. Ürünün yangın sınıfı doğru bilinmeli” dedi.

Devamı “This is How we Make Rooms More Spacious and Functional”

Kaynak http://emlakkulisi.com/ Yorumlar
108

Yangın yalıtımı hayat kurtarır!

Eryap Grup CEO'su Eruslu, binalara yapılan yangın yalıtımında yanmaz, ısı geçisine yüksek direnç gösteren, alevle teması durumunda zehirli gaz çıkarmayan, doğal hammaddeden üretilmiş malzemelerin kullanılması gerektğini söyledi.
Yılda ortalama 100 bin yangın vakası yaşanan ülkemizde meydana gelen yangınların dörtte biri denetimsiz yapılaşması sebebiyle dünyadaki en riskli şehirlerden biri olan İstanbul'da yaşanıyor. Eryap Grup CEO'su Emrullah Eruslu "Yangından Korunma Haftası" nedeniyle yaptığı açıklamada; yangın durumunda ticari ve sanayi yapılarının büyük risk taşıdığını, bu yapıların yangına karşı hem pasif hem aktif yöntemlerle korunmaları ve inşası esnasında denetlenmeleri gerektiğini söylüyor.

Nüfusta ve buna bağlı olarak konut sayısındaki artışın yanında, zamanla eskiyen ve bakımı yapılmayan binalardaki denetimsizlik sebebiyle Türkiye'de yangın sayısı her yıl %10 oranında artış gösteriyor. Hayati önem taşıyan yangın yalıtımının eksikliği, her yıl binlerce hane ve işyerinde can ve mal kaybına yol açıyor.

Eryap Grup CEO'su Emrullah Eruslu, ev ve işyerlerinde içeride oluşan yangının yayılmasını önleyecek en önemli şartın yangın yalıtım sistemi olduğu uyarısını yaparak, "Yapıların yalıtımlı olması, yangını kompartmanlara bölerek kontrol altında tutar ve itfaiye müdahalesi için güvenli alan ve gerekli ek süreyi oluşturur. Bilindiği üzere yangından korunmanın en önemli yollarından birisi de doğru malzemelerle uygulanmış "tam" yalıtım. Binaların kentsel dönüşüm sürecinde 'Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik'e uygun şekilde inşa edilmesi gerekiyor" dedi.

Devamı “The New Home: Central Heating System”

Kaynak http://emlakkulisi.com/ Yorumlar
25

Binaların ses yalıtım düzeyleri belirlendi!

İnşaat halindeki ve mevcut tüm binalara, insanların beden ve ruh sağlığının korunması için gürültü kriterleri geliyor.Bakanlık, binalarda önlem almayanlara veya standartlara aykırı şekilde gürültü yapanlara 770 lira idari para cezası kesebiliyor.
Buna göre tedbirlere uymayarak aşırı gürültü yapan ulaşım araçları 2 bin 321 lira, işyerleri ve atölyeler 7 bin 746 lira, fabrika, şantiye ve eğlence gürültüsü için de 23 bin lira idari para cezası veriliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı düzenlemeye göre binaların adım sesi, çocuk oynaması, eşyaların sürüklenmesi gibi gürültü düzeylerine göre izole edilmesi sağlanacak. Hürriyet'in haberine göre; gereken şartları sağlamayan hiçbir inşaata yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi verilmeyecek.

Bakanlık tarafından hazırlanan Binaların Gürültüden Korunması ve Ses ve Akustik Yalıtımı Yönetmelik taslağı, tüm binalar için önemli düzenlemeler içeriyor.

Düzenlemeyle, kamu kurumları ve özel yapılarda insanların karşı karşıya kalacağı gürültülerin, kişilerin huzur ve sükununa beden ve ruh sağlığına olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi hedefleniyor. Taslak, tüm konutlarda, hastanelerde, okullarda, bakanlık binalarında komşuluk, insan kaynaklı, ısıtma, iklimlendirme, asansör, merpen, çöp bacası gibi mekanik sistemlerin gürültülerine yönelik alınacak tedbirleri içeriyor. Hazırlanan düzenlemede hastaneler, okullar, evler, konser salonları gibi alanlarda uygulanması gereken ses yalıtım düzeyleri ayrı ayrı belirlendi. Evlerde eşya taşıma, çocuk sesi ve adım seslerine kadar tüm gürültü yaratan durumlar için kriterler yer aldı.

Devamı “5 Questions to Ask When Selecting a Home Builder”

Kaynak http://emlakkulisi.com/ Yorumlar